Dualarımızın kabul edilmesini istiyorsak, önce biz Allah'ın emir ve yasaklarına kulak vermemiz gerekmektedir. Bunu ne kadar yapabiliyoruz ? Ciddi bir nefis muhasebesi birçok açığımızı gün ışığına çıkaracaktır.
Bakara Suresi 186. ayette, duaların neden kabul edilmediğine dair bir işarete rastlıyoruz. Aşağıda yaptığım iktibas da bu ayetin bir tefsiri olarak okunmalı.
Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim çağrıma cevap versinler ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.
Dualarımızın kabul edilmesini istiyorsak, önce biz Allah'ın emir ve yasaklarına kulak vermemiz gerekmektedir. Bunu ne kadar yapabiliyoruz ? Ciddi bir nefis muhasebesi birçok açığımızı gün ışığına çıkaracaktır.
Duaların kabulü için diğer şartları da şöyle sıralayabiliriz:
1. Dua samimiyetle yapılmalı:
Bunun ölçüsünü aşağıdaki ayetlerde görüyoruz:
Sizi karada ve denizde gezdirip dolaştıran O'dur. Hatta gemilerde bulunduğunuz ve o gemiler, içindekilerle beraber hoş bir esinti ile akıp gittikleri ve tam keyiflendikleri sırada o gemilere şiddetli bir fırtına gelir çatar ve her taraftan onlara dalgalar gelmeye başlar. Bütünüyle kuşatılıp artık bittiklerini sanırlar. İşte o vakit tam ihlas ile Allah'a yalvarır ve dindar olurlar: "Eğer bizi buradan kurtarırsan, andolsun ki, şükredenlerden olacağız." derler.
Sonra Allah onları oradan kurtarır, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde çeşitli taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar taşkınlığınız sırf kendi zararınızadır. Şu değersiz dünya hayatının bir süre tadını çıkarınız, sonra nasıl olsa dönüp bize geleceksiniz. Biz de bütün yaptıklarınızı tek tek size haber vereceğiz. (10/22-23)
İnsanın sadece zor zamanlarda Allah'a yalvarması samimiyetsizliğin bir işaretidir.
İyi günlerimizde de O'na el açıp, için için dua etmeliyiz.
2. Korkarak ve ümit ederek dua etmek:
Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.
Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır. (7/55-56)
Bu ayette duanın nasıl yapılacağına dair dört ilke belirtiliyor:
a. Yalvararak dua etmek: İsteklerimiz ruhumuzun ta derinliklerinden gelmeli, O'nun karşısında mahviyet içinde yalvarılmalı.
b. İçin için veya gizlice dua etmek: Gösterişten uzak, sesimizi yükseltmeden, haddimizi bilerek, edeb ve saygı içinde dua edilmeli.
c. Korkarak dua etmek: Duanın bizde bulunan bir kusurdan dolayı kabul edilmeme korkusunu taşımak veya genel olarak Allah'ın hoşnutluğunu kazanamama korkusunu taşımalıyız.
d. Ümit ederek dua etmek: Allah'ın duaları kabul edeceği vaadine güvenerek ümit içinde dua edilmeli. Bu konudaki güvenimiz tam olmalı.
3. Duada süreklilik ve yoğunluk olmalı:
Kişisel tecrübemden yola çıkarak çıkarttığım bir sonuç bu. Şimdiye kadar hangi konuda yoğun ve mütemadiyen/ısrarla dua ettiysem hemen hemen hep kabul olduğunu gördüm. Buradaki zaman süresi bazen birkaç ayı buldu. Arasıra istekte bulunduğum meselelerin 'kabul edilmediğini' farkettim.
Örnek olarak: 'Sabah namazlarından sonra uyumama' konusunda Allah'tan güç istemek. Bu dua ne kadar çok -yukarıda belirtilen diğer şartlara göre- yapılırsa, o nisbette gerçekleşiyor.
Bu hususu belki şöyle yorumlayabiliriz:
Kişi, bir meseleyi ne kadar Rabbinin huzurunda yoğun bir şekilde gündeme getiriyorsa, o nisbette kalbinin derinliklerinde gerçekten bunu istediğini kanıtlamış oluyor.
Ve Allah da, eğer kulu gerçektende o şeyi istediğini böylece kanıtlarsa duasını kabul ediyor.
'Dua çok sık yapılmalı' tavsiyesi gerçekten önemsenmeli.
Çünkü bu, 'mütemadiyen Allah'a yönelmeyi' getirir.
Duanın içeriğinden çok kişinin Allah'a yönelmesi daha önemlidir.
Dualarımızda Allah'a yönelmiş olmamız, yüzümüzü Allah'a çevirmiş olmamız bile başlı başına ve belki de (istediklerimizden) daha önemlidir.
Kul-ilah ilişkisinin samimi bir temel üzerine oturabilmesi için bizatihi yönelişe ayrı bir önem vermek gerekiyor.
Aksi takdirde konu sürekli talep-cevap ekseninde algılanır.
Samimi bir mümin öncelikle Allah'a yakınlaşmak, O'nunla ilişkisini güçlendirmek, O'na sığınmak için duayı bir vesile olarak kullanmalı.
Konuyla ilgili diğer kardeşlerin tecrübelerinden istifade etmek isterim.
Allah bizleri hakkıyla dua edenlerden eylesin...
{mosquelle}Ömer Karaarslan, kuranislami.com{/mosquelle]
Bir İktibas:
Dualarınız neden kabul olmuyor ?
Çünkü, kalpleriniz on şey sebebiyle öldü:
01-Allah'ı bilirsiniz ama O'na kulluk etmezsiniz.
02-Kur'an okursunuz, onunla amel etmezsiniz.
03-Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) ümmetinden olduğunuzu iddia edersiniz, O'nun sünnetiyle amel etmezsiniz.
04-Allah'ın nimetini yediniz,ama onun şükrünü eda etmediniz.
05-Şeytana düşmanlık iddiasında bulunursunuz , fakat onu takip eder ve onun isteğine uygun hareket edersiniz.
06-Cennete girmek iddiasında bulunursunuz, onun için hiç bir iş yapmazsınız.
07- Cehennemin hak olduğunu söylediniz ama ondan kaçmadınız.
08-"Ölüm haktır" dersiniz, onun için hazırlık yapmazsınız.
09-Yataktan kalktınız, insanların kusurlarıyla uğraştınız. Ama kendi kusurlarınızı unuttunuz.
10-Ölülerinizi gömdünüz ama onlardan ibret almadınız.
Allah sizin duanızı nasıl kabul etsin ?
|