Hz. Peygamberin (a.) sünnetini kavramada, onun hayatını anlatan siyer kitaplarıyla haşır neşir olmanın önemini vurgulayan bir hatırlatma.
Hz. Peygamber’in hayatını Kuran-ı Kerim’den sonra bize anlatan ikinci bir kaynaktır siyer kitapları. Bu kaynakların tarihi aktarımlar olması hasebiyle elbette içlerine uydurma rivayetler de karışmıştır. Ancak bu onların önemini ve değerini düşürmez.
Kuran gibi bir kriterle siyer kitapları okunduğunda sahih olanını sahih olmayanından ayırdetmek münkündür.
Hz. Muhammed (a.s.) Yüce Allah’ın dinimizi öğrenmek ve yaşamak hususunda bizlere örnek gösterdiği bir insandır. O’nun hayatını bilmek ilahi bir direktiftir. Kuran bize Allah’ın elçisini referans gösteriyor (33/21). Hz. Peygamber’in sünneti Kuran’ı ahlak edinmekti. Kuran’ı ahlak edinmek isteyen Hz. Peygamber’den müstağni olamaz.
Bu meselede yaşanan sorunların olması bu gerçeği değiştirmez. Bu sorunlar Peygamberimize isnad edilen haberlerin sıhhatini tesbit ve o isnad edilen haber ve olayları doğru anlama noktalarında düğümleniyor. Sorunları aşmada ise Kuran esprisini kavramayı bir önkoşul olarak görmekteyim.
Kuran’la haşir neşir olan bir insan hangi haberin elçiye ait olduğunu ve bu haberin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda bir duyarlılık ve bir meleke kazanır. Bu, onun hiç hatalı bir değerlendirme yapmayacağı anlamına gelmiyor. Önemli olan değerlendirmelerde büyük ölçüde isabet edebilmektir.
Siyer kitaplarını Kurani bir bilinçle okuyan kişi adeta Hz. Peygamber’le arkadaş gibi oluyor. Bir gözlemci gibi onun hayatını, mücadelesini, eşine, komşularına, hemşehrilerine, dostlarına, düşmanlarına karşı davranışlarını izliyor. Onunla beraber heyecanlanıyor, ağlıyor, üzülüyor, seviniyor. Onun karşılaştığı sorunları, müşkilleri nasıl çözdüğüne şahit oluyor, bu çözümlerin arkasındaki Kuran ilkelerini ve ince zekayı farkediyor.
Onun hayatının her karesi basiretli davranışlarla dopdoludur. 23 senelik mücadelesinde el attığı hiç bir iş fiyaskoyla neticelenmemiştir. Bu kadar kısa bir zaman içinde bu denli ağır sorumluluklar altında onca işi başarabilmek gerçekten Hz. Muhammed’in akıl ve ahlak bakımından insanlığın zirvesinde olduğunu gösteriyor.
Bu hayatı iyi bilmek ve kavramak gerçekten bize de basiretli olma özelliğini kazandıracak, hayatımızda ve aynı gaye uğruna yaptığımız mücadelemizde onun gibi hareket etmeye bizi sevkedecek, onun sünnetini izleme konusunda bize motivasyon sağlayacaktır.
Bu nedenle siyer bilgisinin önemi yadırganamaz diye düşünüyorum, Kuran’dan sonra en çok okumamız gereken kaynağın siyer kitabları olduğuna inanıyorum. Sünneti anlamak ve kavramak (Kuran’dan sonra) siyer kitaplarını iyi etüd etmekten geçer.