Skip to content
Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şu an buradasınız: Ana Sayfa arrow Tartışmalı Konular Dosyası arrow Tartışmalı Konular arrow Kuran'da Hz. İsa
Kuran'da Hz. İsa Yazdır E-posta
 

Görüntüleme : 749


Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne geleceği inancını Kuran perspektifinden eleştiren bir yazı.

Soru 1: İslam’a göre Hz. İsa kimdir? Kur'an bize Hz. İsa’yı nasıl tanıtmaktadır?

Cevap: Hz. İsa’nın kimliği ile ilgili bilgileri Allah Meryem suresinin 16. ayetinden 34. ayetine kadar olan bölümde vermektedir. Sonunda “İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsa, gerçek söze göre budur” (19/34)

“O, (İsa) ancak, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrail oğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.” (43/59)

Verilen nimet peygamberlik ve peygamber olmasının gerekleridir. Her peygamber kavmine örnek olmak için gönderilmiştir. Fatiha suresindeki “kendisine nimet verdiklerinin yoluna ulaştır” ifadesindeki nimet işte bu nimettir.

 “Meryem oğlu Mesih sadece bir elçidir. Ondan öncede bir çok elçiler gelip geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara delilleri nasıl açıklıyoruz. Sonra bak (onlar haktan) nasıl yüz çeviriyorlar.” (5/75)

Hz. İsa’nın doğumuyla alakalı sıra dışı olan hadiseye bakarak şaşkınlıklarını zulme dönüştürenlere şöyle buyuruyor:

 “Allah katında İsa’nın durumu Adem’in durumu gibidir. Ademi topraktan yaratmış sonra da ona “ol” demiş o da oluvermişti.” (3/59) İşte İsa için de durum bundan ibarettir. Allah için imkansızlık söz konusu değildir. Dilediğini dilediği şekilde yaratmaya kadirdir. Yarattığı bu insanı da aleme ibret olması için mutad olanın dışında yaratarak kudretinin delilini sunmuştur. Adem örneğini hatırlatarak Allah için bunun doğallığını göstermiştir. Bir şeyi yaratmadaki sünneti dilediği şeye sadece “ol” demek olduğu, o şeyin de istenilen şekilde olduğunu göstermiştir.

Böylece onu örnek bir kul ve elçi kılmıştır. Elçi olması ve kul olması nedeniyle de kendisinden önce gelip geçen elçilere ve kullara benzediğini bu konuda her hangi bir ayrıcalık söz konusu olmadığını 43/59; 5/75 ayetleriyle ifade etmiştir.

 Yine Kur'an'da Hz. İsa’nın tevhid mücadelesiyle ilgili kısa malumatlar verilmektedir.

 “Meryem oğlu İsa: “Ey İsrail oğulları ben benden önce gelmiş olan Tevratı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir elçiyi müjdeleyen, Allah'ın size göndermiş olduğu bir elçiyim” demişti...” (61/6)

İsrail oğulları içinde ona inanan kimselere “Havari” tabiri kullanılmaktadır. “Havarilere bana ve elçime inanın diye bildirmiştim” onlarda: “İnandık bizim müslüman olduğumuza tanık ol” demişlerdi. (5/111) sayıları çok az olmakla birlikte bunlar nezdinde İsa (a.s) Allah'ın kulu ve elçisi iken onları yok etmeye çalışan İsrail oğullarınca İsa (a.s) ma tanrısal sıfatlar verilerek ilahlaştırmışlardır. Bunu ilgili ayetler ortaya koymaktadır.

Soru 2: Hıristiyan inancına göre İsa Mesih kimdir?

Cevap: Havarilerin ardından gelen ve kendilerini Hıristiyan olarak takdim edenler bu dinin saf ilkelerini bozarak “İsa Allah'ın oğludur tezini ortaya atarak buna bağlı bir sistem oluşturmuşlardır.” Ruhbanlığı (57/27) icat etmişler ve İsa Allah'ın oğludur tezini uydurmuşlardır. (5/17)

Bunlara Allah'ın cevabı ise şöyledir:

 “Andolsun, “Allah ancak Meryem oğlu Mesih tir diyenler kafir olmuşlardır.” Ey Muhammed deki; Allah Meryem oğlu Mesih’i annesini ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah'a kim karşı koyabilir?...” (5/17)

“Ey kitap ehli, dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında yalnız gerçek olanı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın elçisi, Meryem’e verdiği kelimesi, ve kendisinden bir ruhtur. Allah'a ve elçisine inanın (Allah) üçtür demeyin. İyiliğiniz için bundan vazgeçin Allah tek bir ilahtır. Çocuk edinmeden beridir. Yer ve gökte olanlar onundur. Vekil olarak Allah yeter” ( 4/171)  

 “Andolsun “Allah Meryem oğlu Mesih’in kendisidir” diyenler kafir olmuşlardır. Oysa Mesih: “Ey İsrail oğulları benim de Rabbim sizinde Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin; kim Allah'a ortak koşarsa Allah ona cenneti haram etmiştir. Onun varacağı yer ateştir. Haksızlık edenlerin yardımcıları yoktur.” demişti.” (5/72)

“Andolsun “Allah üç taneden biridir” diyenler kafir olmuşlardır. Oysa tek bir Allah'tan başka ilah yoktur.” (5/73)

Yukarıya alıntıladığımız ayetlerin sunduğu belgeler Hıristiyanların İsa (a.s) hakkında ki anlayışlarını bildirmektedir. Verilen bu sıfatlarla İsa (a.s) elçi olmaktan, kul olmaktan, insan olmaktan çıkartılarak tanrılaştırılmıştır.

Allah İnancı: Baba, oğul ve Ruhül Kudüs veya Meryem olarak teslis inancına dönüştürülmüştür. Bu anlayıştaki oğul Allah olan İsa’ya insanlık için kendini feda ederek insanlığı günah kirinden temizleme rolü verilmiştir. Buna bağlı olarak Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, ölümü ve yeniden gelişiyle ilgili anlayışları da yine Kur'an şöyle cevaplamaktadır;

1- Onun asılması ve öldürülmesi olayı:

“Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve “kalplerimiz kılıflanmış demeleri sebebiyle (onları lanetledik kalpleri kılıflı değildir.) aksine küfürleri sebebiyle Allah onları mühürlemiştir. Pek azı müstesna artık iman etmezler. ” ( 4/135)

Bir de inkar etmelerinden ve Meryemin üzerine büyük bir iftira atmalarından;

Ve “Allah'ın elçisi Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demelerinden dolayı (onları lanetledik) halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar. (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir karasızlık içindedirler. Bu hususta zanna uymaktan başka hiçbir sağlam bilgileri yoktur. Ve kesin olarak onu öldürmediler“ (4/137)

Bilakis Allah onu kendi nezdinde kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir. ( 4/138)

2- Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesi olayı:

İsa (a.s) nın İsrail oğullarıyla olan mücadelesinin geldiği nokta onların ihanetleri ile sonuçlanınca; Allah İsa (a.s) yı teselli ederek bundan sonra hayatının seyri hakkında bilgi veriyor. Ali imran 52. ayetinden başlayarak bu serüveni şöyle anlatıyor:

“İsa onların inkar edeceğini anlayınca “Allah yolunda bana kim yardımcı olur” dedi. Sadık dostları “Havariler” “Allah'ın yardımcıları bizleriz. Biz Allah'a inandık ve bizim teslim olduğumuza şahid ol; Rabbimiz indirdiğine inandık ve elçine uyduk. Öyleyse bizi şahitlik edenlerle birlikte yaz” dediler.“ (3/52-53)

Yahudiler İsa (a.s)ı öldürmek için tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Plan yapanların en hayırlısı Allahdır.

Yahudilerin mekrinden kurtaran Allah İsa (a.s.)’ın geleceği ile ilgili onu bilgilendirerek şöyle buyuruyor:

“Allah buyurmuştu ki: Ey İsa seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkar edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kafirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” (3/55)

Bu ayette altı çizilmesi gereken kısım “ben seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim” cümlesidir. Burada Yahudilerin öldürmek için yaptıkları tuzaktan kurtaran Allah İsa (a.s) ‘ı ne kadar nerede yaşattı bilemiyoruz ancak olayın seyri gösteriyor ki bu sözler olaydan bu olaylardan sonrayı anlatıyor. Çünkü Allah “İsa’yı öldürmediler ve asmadılar ..... kesin olarak onu öldürmediler” ( 4/157) buyuruyor.

Bu nedenle bu hadiseden sonradır diyoruz. Söylenen söz ise; “Seni vefat ettireceğim ve katıma yükselteceğim” “teveffa” kelimesi bir canlının öldürülmesini anlatan bir kelimedir. Bu nedenle İsa (a.s) için vadedilen şey ölüm olayı gerçekleştikten sonra vuku bulacaktır. Bu ise Allah'ın cari olan sünneti gereği ölümü tadan her canlının Rabbine kavuşması ifadesi gibi mecazen söylenen bir sözdür. Çünkü inandığımız Allah'tan dünyada ve ahirette uzak kalmak mümkün değildir. O her yerde herkesin yanındadır. Herkes her an onun huzurundadır. Varlıkların bulundukları hali anlatmak için iltifaden “nezdimize yükselteceğiz” buyurulmaktadır. Bu yükseltilmede vurgulandığı gibi ölüm olayı gerçekleştikten sonra olacaktır. Burası unutulmamalı.

Vadedilen bu olayın daha sonra gerçekleşmiş olduğunu ise şu hadiseden anlıyoruz. Allah hesap günü ümmetlere de peygamberlere de soracağını bildiriyor. Bunun sonucu olarak hesap günü İsa (a.s) ‘a soruyor:

“Allah Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara “beni ve anamı Allah'tan başka iki ilah edinin” diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, “Haşa, seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim şüphesiz sen onu bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zatında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin. Ben onlara ancak bana emrettiğini söyledim. Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin dedim. İçlerinde bulunduğum sürece onlar üzerinde gözetici idim. Sen beni vefat ettirince (teveffeyte ni) artık onlar üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun sen her şeyi hakkıyla görensin.” (5/116-117)

Bu ayetle Ali İmran 55 de vadedilen ölüm olayının gerçekleştiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca ölenin insan peygamber de olsa ümmetinin ne yaptığı ile ilgili bir şey bilme imkanına sahip olmadığı da anlaşılmaktadır ki, bu konuya taalluk eden tüm inançları yıkmaktadır.

Konumuzla ilgili olan İsa (a.s) da Ancak Allah'ın elçilerinden bir elçi olması nedeniyle (5/75) görevini yapıp Rabbine dönmüştür. Ondan önceki elçilerin geri gelmediği gibi o da geri gelmeyecektir. Bu ayetler bize bu gerçeği anlatmaktadır.

Nisa 159. ayetinde anlatılan olay aynen Firavunun son anında Musa’ya iman etmesi gibi ölümün yaklaştığı anda o gün İsa (a.s) a iman etmeyenlerin gerçeği görerek iman edeceğini anlatmaktadır. Ancak böyle bir imanın Allah'ın indinde her hangi bir değeri olmadığından kaybedenlerden olacaklardır. İsa (a.s) da onların aleyhinde şahitlik edeceğine göre bu insanlar İsa (a.s) a muhatap olanlardır ki bunlarda o hayatta iken karşılaştıkları kimselerdir. Ölümünden sonra olanları bilmediğini 5/116-117 de beyan etmişti.

Zuhruf 43/61 deki zamiri ister İsa (a.s) raci kılın ister Kur'an'a her ikisi de kıyametin mutlak geleceğini ifade eden bir delildir. Bunu sadece Kur'an'a veya isa’(a.s) hasretmekte doğru olmaz. İlk peygamber ve ilk vahiy de inananları kıyametle uyarmıştır. İlk gelen Kur'an'i vahiylerde bu tema çokça işlenmektedir. Bu nedenle tefsirlerin rivayetlere kulak vererek Ebu Hureyre hadisine dayanarak ayeti tahsise yönelmeleri doğru değildir.

Ebu Hureyre yeminle başlayan hadis diye yaptığı nakilde “İsa gelecek dertler bitecek” anlayışıyla tüm sorunlara çözüm getiriyor. Haçı kırıyor, domuzu öldürüyor, mal çoğalıyor v.s. bunun ciddiyeti söylenenlerin mümkünatından belli. Hangi peygamber gelince tüm sorunlar çözülmüş, tüm dünya selama durmuş ki İsa (a.s) ikinci gelişinde bunu temin etmiş olsun. Haçı kırdı diyelim dünyadaki domuzları öldürmek için tüm dünyanın sürek avına çıkması lazım. Hem bu hayvanın günahı nedir ki katledilmek istensin. Onun varlığı haram değil ki inananlara etini yemek haramdır. Bu anlatılanların Kur'an süzgecinden geçirilmesinin doğru olacağı kanaati taşıyoruz.

Ayetler üzerinde yapılan yorumların hepsi zandan ibarettir. Zan ise itikadda asla delil olmaz. Zan ile yakîn olan asla zail olmaz. Yakîn olan İsa’nın da bir insan, bir kul, bir elçi olması. Kendinden öncekiler gibi görevini yapıp hakkın rahmetine kavuşmuş olmasıdır. “Ondan öncekiler gibi bir elçidir.” İfadesi geçenler gelmediği gibi onlara benzeyen İsa da gelmeyecektir.

Bu konudaki tüm rivayetler yakîn ifade eden ayetler ve sünnetullah yanında sadece zandan ibarettir. Müslümanlar ise zandan sakındırılarak “zan gerçekten hiçbir şey ifade etmez.” Buyurulmuştur.

Bizler de yakîn olan Kur'an'a itibar ediyor onun dışındaki rivayetleri ise bu konuda bırakıyoruz.

Quelle:İktibas Dergisi



Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Favori Yazdır E-mail olarak gönder

Kullanıcı Yorumları  
 

Kullanıcıların değerlendirme ortalaması

   (0 Oylama)

 

Görünen 2 yorum 2 yorumdan

İleten abdulvahid, Tarih 19-12-2007 08:47,
1. ...
sayin yonetici, 
 
az once gonderdigim yorum aslinda cok daha uzun idi. fakat 
yarida kesilmis gorunuyor sizde. 
bu yorumun aslini sn. Ali Aksoyun sitesinde (= AliAksoy.net) "Kiyamet Alametleri sahte mehdiler isalar" basligi altindaki yorumlar bolumunde yine Abdulvahid ismiyle okuyabilirsiniz. eger buraya bunu tam olarak yerlestiremeyecekseniz, lutfen tamamen silmenizi rica ederim. 
selamlarimla.
 
» Bu Yorumu Administratore raporla
» Yorumu cevapla...

İleten abdulvahid, Tarih 19-12-2007 08:40,
2. ...
ben Alfa ve Omegayim, dedi Tanri (Isa) Efendi; 
simdi var olan, 
ve ezelde var olmus olan, 
ve yakinda tekrar GELECEK olan. (Vahiy 1/8) 
 
——————– 
 
iste o adam benim, Yuhanna, butun bu seyleri duymus 
ve isitmis olan, 
ve ben bunlari isittigim ve gordugum zaman, 
derhal bana bunlari gosteren Melegin ayaklarina kapanip 
tapinmaya basladim. 
fakat o Melek bana dedi: Yapma! ben sadece sizlerin, 
ve sizin kardesleriniz olan peygamberlerin, 
ve bu kitabin emirlerini gozeten diger butun kisilerin, 
basit bir kuluyum. 
o halde, sadece Tanri (Isa) ya kulluk edin. 
 
sonra o Melek bana soyle dedi: bu
 
» Bu Yorumu Administratore raporla
» Yorumu cevapla...

Görünen 2 yorum 2 yorumdan

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >