Skip to content
Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şu an buradasınız: Ana Sayfa arrow Tasavvuf Dosyası arrow Tasavvuf arrow Tasavvuf Erbabının Doğruları
Tasavvuf Erbabının Doğruları Yazdır E-posta
 

Görüntüleme : 487


Bir yerde doğruların olmasının o yerin bizatihi doğru olduğu anlamına gelmediğini açıklayan bir yazı.

'Hikmet müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır' (Hadis)

Peygamberimizin söylediği söylenen bir sözünde böyle buyuruluyor.

Bu ilke bütün bir insanlığın teorik ve tecrübi birikiminden istifade etmeyi gerektirir.

Hiçbir ayrım yapmaksızın, hiçbir komplekse düşmeksizin.

Dolayısıyla bu ilke İslam'dan ayrı bir din olan tasavvuf için de geçerlidir.

Tasavvufun sırtını İslam'a yaslayan bir din olması hasebiyle İslam'dan birçok doğruları da içinde barındırmaktadır. (Bundan o doğruları tasavvuftan alalım demiyorum)

Demek istediğim, tasavvuf erbabı da Kuran'daki (özellikle manevi gelişme, nefis terbiyesi) ile ilgili hususlar üzerinde kafa yormuş, tefekkür etmiş ve kendine göre bir birikim elde etmiştir.

Kuran ışığında seçici olma şartıyla bu birikimden tasavvufu ayrı bir din gören bizlerin de istifade etmesini ben akıllılık olarak görüyorum.

Ercümend Özkan'ın tabiriyle 'Bal arısı gibi yapıp her çiçeğe konduktan sonra işimize yarayan kısmını alıp öteki çiceğe doğru uçmalıyız'.

İslam'a aykırı olan taraflarını almadan (varsa) diğer doğrularını alabilmeliyiz.

Açık fikirli olmak bunu gerektirir.

Son olarak bir kıyas yapalım:

Marksizmin kapitalizm eleştirisini okuyan varsa bilir; kapitalizmin içindeki mekanizmaları açığan çıkaran, sömürge biçimini matematiksel bir formülle de açıklayan böyle ince eleştirilerinden nasıl istifade etmemiz gerekiyorsa bu konu da böyledir.

Kuranı Kerim bize 'Geçmiş kavimlerin helakını' araştırmamızı istemiyor mu ? Bu cümleden olarak arkeolojik kitaplar okumak Kuran’ın bize yeterli olacağı prensibine ters hareket olur mu ?

Kuran'ın bize yeterli oluşu, bütün diğer bilgilere gözümüzü, kulağımızı kapamak anlamına mı gelir ?

Siz hayatınız boyunca sadece Kuran mı okudunuz. İslami anlayışınızı, bilginizi geliştirmek için başka hiçbir kitap okumadınız mı ? Böyle bir şey mümkün mü ? Doğru mu ?

Başka kaynaklara başvurmak, onları ölçü almaksızın, onlardan Kuran ışığında yararlanmak niyetiyle olursa hiçbir mahzuru yoktur.

Her kaynağın hangi konuda bize ne kadar sağlam bilgi verebileceğini de önceden tartmak şartıyla.

Örnek olarak:

Yahudiler Tevratı tahrif ettiler, mevcut 'Tevrat'taki bilgiler bizim için gaybi niteliği taşıyor (geçmiş zamandaki Peygamberlerle ilgili olduğu için) Şimdi 'Tevrat'ı okurken tabiki oradaki rivayetleri/İsrailiyatı tefsirlere taşıyalım diyemeyiz.

'Tevrat'a yaklaşımla insan nefsini konu edinen bir psikoloji kitabına yaklaşım herhalde farlı olsa gerek.

Tasavvuf ehli de mesela kibir, riya, haset vb. konularda kafa yormuş, bu hastalıklardan nasıl arınılması gerektiğine dair bazı 'doğru tavsiyeler'de bulunmuşlardır. Bunlara bigane mi kalalım ?

Bu tür tavsiyeler/pratik bilgiler sadece onlardadır demiyorum. Onlarsız bu işler çözülmez de demiyorum. Ancak benim işime hemen ve şimdi yarayacaksa ve kolayca o kitaplara ulaşabiliyorsam, neden onlardan istifade etmeyeyim ?

Hangi akli ve nakli gerekçe buna engel ? Hislerinizi sormuyorum, dikkat edin...

Yanlış kaynakları ölçü olarak alırsanız doğruya eremezsiniz. Ancak her kaynaktan bazı doğru düşünceleri almak mümkündür

Tasavvufun -esas itibariyle- batıl bir yol oluşu, her tezinin yanlış olduğu anlamına gelmez.

Uzun lafın kısası: Mümin doğruyu nerede bulursa alır, almalı. Tepkisel davranmamalı...


Quelle: Ömer Karaarslan, kuranislami.com

Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Favori Yazdır E-mail olarak gönder

Kullanıcı Yorumları  
 

Kullanıcıların değerlendirme ortalaması

   (0 Oylama)

 

Görünen 0 yorum 0 yorumdan

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >