Skip to content
Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şu an buradasınız: Ana Sayfa arrow Toplum / Siyaset Dosyası arrow Toplum / Siyaset arrow ILIMLILIK NE DEMEK?
ILIMLILIK NE DEMEK? Yazdır E-posta
 

Görüntüleme : 213

ImageIlımlı kavramının uzlaşmak anlamına geldiğini ve bunun da İslam'ın prensipleriyle bağdaşmadığını vurgulayan bir yazı.

Ne çeşit kişilere ılımlı diyorlar, doğrusu kestirmekte güçlük çekiyorum. Fakat bu kelime­nin beğenilecek bir nitelik, bir meziyet olarak kul­lanıldığını biliyorum.

Ilımlı'nın karşısına «aşırı» kelimesi konulmuş­tur. Böylece, günlük dilde, birisi için ılımlı dendi­ğinde aklımıza o kişinin aşırı olmadığı fikri gel­mektedir.

Kimi zaman, ılımlı kelimesi müsamahakâr (hoşgörülü) kelimesinin yerine de kullanılmaktadır. Ilımlı denilince hoşgörülü kişiler akla getiril­mek isteniyor. Oysa hoşgörülü kimse, her zaman tavizci, uzlaşmacı olmayabilir.

Bir başkasının düşüncelerini dinlemeye ta­hammül etmek, yerine göre, o düşüncelerin haklı noktalarını tasdik etmek başkadır, o fikri benim­semek, o fikirle uzlaşmaya gitmek başkadır.

İslâm ahlâkını yaşayan bir müslüman hoşgö­rülüdür, başka fikirleri dinlemeye açıktır; fakat onun bu tavrı ılımlılık anlamına mı çekilecek?

Müslüman, bu bakımdan, uzlaşmasız bir ta­vır içindedir. Çünkü fikirlerini son kertesine ka­dar götürür. «Aşırı» kelimesi, şimdiye kadar ge­nelde hep olumsuzluğu işaret etmek için kullanıldığından, bu sözlerimizden, müslümanın değini­len anlamda aşırı olduğu izlenimi edinilebilir.

Oysa durum ayrı bir şey. Şöyle anlatalım: İs­lâm'da, başka din mensuplarının ibadetlerine, giyim kuşamlarına, adetlerine, geleneklerine, yaşa­yış tarzlarına karışılmaz. Müslümanlar, hıristiyanlara niçin kiliseye gidiyorsun, yahudiye niçin hav­raya gidiyorsun, demez. Onların kiliseye, havraya gitmesine ses çıkartmaz. İbadethanelerini onar­malarına müsaade eder. Böyle olmakla birlikte, bu durum, müslümanların hıristiyanlarla, yahudilerle uzlaşmacı bir tavır içine girdiğini de göstermez. Müslümanların ılımlı kişiler olduğu anlamına gel­mez.

Müslüman, diğer din mensuplarının ibadetle­rine karşı niçin hoşgörülüdür? Bu hoşgörü müslümanın kafasından çıkma bir keyfiyet değil ki! Bu tavır, doğrudan doğruya İslâmm emridir. Dolayı­sıyla, müslüman, sözkonusu kapsam içinde müsa­mahalı olmakla kişisel tavrını ortaya koymuş ol­muyor, fakat dinin bir hükmünü yerine getirmiş oluyor. Böylece, o, «ılımlı» kelimesiyle anlatılmak istenen tavrın dışında bir yer tutmuş oluyor.

Ilımlılık, uzlaşmacılıksa; müslüman, İslâm'ı başka hiçbir şeyle uzlaştırmaya yanaşmaz. O, dini, kendi hükümleriyle yeterli bir bütün olarak gö­rür. En geniş yürekli müslümanlar, veliler bile bu amlamda ılımlı değildir. Fakat biz genellikle bir kelimeyi başka bir kelimenin yerine kullandığı­mızdan öyle sanıyoruz.

Red Yazıları, Rasim Özdenören.

Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Favori Yazdır E-mail olarak gönder

Kullanıcı Yorumları  
 

Kullanıcıların değerlendirme ortalaması

   (0 Oylama)

 

Görünen 0 yorum 0 yorumdan

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >