Skip to content
Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şu an buradasınız: Ana Sayfa arrow Toplum / Siyaset Dosyası arrow Toplum / Siyaset arrow Kur'an Hoşgörüsü!
Kur'an Hoşgörüsü! Yazdır E-posta
 

Görüntüleme : 269


İlkesiz ve sulandırılmış bir hoşgörü anlayışının eleştirisini yapan yazı sonunda sözü Kuran'a bırakmaktadır.

Anlamsız ve gülünç, bir o kadar da tiksindirici bir
Hoşgörü edebiyatı son yılların "bestseller" modası olmaya devam ediyor... Kimi, neyi, niçin, ne adına ve hangi gerekçe ile hoşgördüğü; hoşgörmeyi dünya aleme salık verdiği belli olmayan eqümenik hocaefendi'nin adında odaklaşan bir hoşgörü orkestrası; bütün zulüm zeminlerinde hoşgörü türküleri söylemektedir.

Hoşgörü edebiyatıyla, siyasi, kültürel, ahlaki, ekonomik ve sair yapısıyla bütün bir zulüm sistemi meşrulaştırılmaya, masumlaştırılmaya, sevimli ve makbul bir konuma getirilmeye gayret edilmektedir. Bu hoşgörü edebiyatının da, bütün çabalarda olduğu gibi, bir karşılığının, ödülünün, ecrinin bulunduğuna ve bu ödülün, söz konusu orkestraya önemli bir etki sağladı­ğına inanıyoruz.

Bir koro mütemadiyen, mazlumların zalimleri; mü'minlerin kafirleri; salihlerin mücrimleri; güçsüzlerin zorbaları; sakinlerin sarhoşları; namusluların zinakarları ve fahişeleri, kölelerin efendileri, maktullerin katilleri hoşgörmelerini tavsiye etmektedir. Bu koro içinde eqümenik hocaefendi ve din baronları bulunduğu gibi, ne yaptığının farkında olmayan bazı dindarlar da yer almaktadır. Yukarıdaki satırlarda altını çizmeye çalıştı­ğımız paradoksa özelikle dikkat edilmelidir!

Bu koro tarafından düzenlenen hoşgörü ödülleri dağıtma törenlerinde sistemin, küfrü ve zulmü tescilli elebaşılarına övgüler yağdırılmakta; kimi din düşman­larına, ateistlere, alkoliklere, eşcinsellere, lezbiyenlere, ahlaksızlara hoşgörü adına ödüller verilmektedir. Bu ödüller acaba, "bu sizin yaptığınız namussuzluklar ve fahşa hayatı bizim tarafımızdan her zaman hoşgörülecektir, Allah aşkına hiç rahatsız olmadan bu haltları işlemeye devam ediniz; bizim hoşgördüğümüzü Allah da hoşgörür! Hem sizin, bu haltları işlemekten dolayı hafifçe bir suçluluk psikolojisine kapıldığınızı görür gibi oluyoruz ve bundan mutazarrır oluyoruz, gözlerimiz yaşarıyor, vicdanımız buna tahammül etmiyor; lütfen siz rahat olunuz ki biz de rahat edelim!" anlamına mı gelmektedir, bile­miyoruz!

Başka türlü nasıl izah edilebilir, bunda da aciziz. Vallahü a'lemü bi-muradih...Bizim gelmek istedi­ğimiz nokta, Allah'ın buyruklarına rağmen bir terörizm, fanatizm veya diktatörlük önerisi değilir. Bunu hiç bir müslüman savunamaz Ancak, hoşgörünün ya da hoşgörüsüzlüğün sınırlarının mutlaka Allah'ın kitabı tarafından tayin edilmesini öneriyoruz. Allah'ın buyruk­larına rağmen, insanların hürriyetlerini daraltamayaca-ğımız gibi, yine O'nun buyruklarına rağmen küfrün şirkin ve zulmün elebaşılarını hoşgörme onursuzluğuna da düşemeyiz.

İşte bunun için, Kur'an'da müşriklerin/ kafirlerin nasıl görüldüklerini sadece Kur'an ayetlerine dayanarak, ayetlerle ilgili (meallendirmenin dışında) hiçbir yorum yapmayarak ortaya koymaya çalışacağız. Yer verdiğimiz ayeti kerimeler, konuyla ilgili olanlarının sadece bir kısmıdır. Esasında bütün bir Kur'an bugün­kü anlamda bir hoşgörüyü kesinlikle reddetmektedir. Fakat, belki Kur'an'ı okuyacak fazla vakitleri olmayan kimi hoşgörü budalalarının ufkunu açmakta bu ayetler önemli bir faktör olabilir. Dinin tamamının Allah'ın olduğunu ve Allah'dan başka korkulacak hiçbir merci olma­dığını hatırlatarak sizleri ayetlerle başbaşa bırakmak istiyor ve okunan her bir ayetin, hoşgörü bağlamında nasıl bir mesaj verdiği üzerinde çok ciddi biçimde düşü­nerek okunmasını öneriyoruz:

"Allah ve Rasulü müşriklerden beridir..." (9/3) &  

"Sakın müşriklerden olma!" (6/14)

"Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse imana erişe­mez. O, akıllarını kullanmayanlara pislik (rics) indirir (10/100).

"Allah, kimi hidayete erdirmek isterse onun kalbi­ni İslam'a açar, kimin de sapmasına izin verirse onun kalbini daraltır ve göğe çıkıyormuş gibi sıkıştırır, işte böylece Allah, iman etmeyenlerin üstüne pislik (rics) indirir." (6/125),

"Andolsun biz cin ve insandan çoğunu cehen­nem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır onunla gerçeği kavramazlar; gözleri vardır onunla görmezler; kulakları vardır onunla işitmezler. İşte onlar hayvan sürüsü gibidir, hatta daha da sapıktırlar. Körcesine dalıp gidenler işte böyleleridir." (7/179) (M.Esed'in mealinden yararlanılmıştır)

"Kafirlerin durumu, bağırıp çağırmak dışında bir şey duymayan, ama yine de haykıran kimsenin duru­muna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler, Çünkü onlar akıllarını kullanmazlar." (2/171)

"Sen hiç kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran (birin)i düşündün mü? İmdi, böyle birinden de sen mi sorumlu olacaksın?" "Yoksa sen onlardan çoğunun (senin ulaştırdığın mesajı) dinlediklerini ve akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Hayır hayır, koyun sürü­sü gibidir onlar: doğru yoldan hiç mi hiç haberleri yok! (25/43-44) (M. Esed'in meali)

"Şüphesiz Allah iman edip şalin ameller işleyen­leri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar, kafirle­re gelince, onlar (dünyada) zevk alıp faydalanırlar, hayvanların yediği gibi yerler. Ama yine de onların yeri ateş olacaktır." (47/12)

"Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar..." (9/28)

"O halde yalanlayanlara boyun eğme." "Arzu ettiler ki, yumuşak davranasın, o vakit yumu­şak davranacaklardı." "Ey Muhammedi Çok yemin eden, alçak, çok kına­yan, daima koğuculuk ederi hayrı durmadan engelle­yen, saldırgan, çok günahkar, pek katı kalpli, bunlarla birlikte soysuz olan hiç bir kimseye, mal ve çocukları var diye sakın itaat etme!" (68/8-14) (M.Hamdi Yazır'm Sadeleştirilmiş Tefsirinden)

"Ehli Kitabın kafirleri de, müşrikler -de size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyük bir lütuf sahibidir. "(2/105)-        

"İman ettikten, Rasul'ün hak olduğuna şehadet ettikten ve kendilerine apaçık deliller geldikten sonra inkarcılığa sapan bir topluluğa Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu hidayete erdir­mez." "İşte onların cezası: Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın laneti onların üzerinedir." (3/86-87) (Suudi Arabistan'da basılmış olan, Bir grup ilahiyatçının hazır­lamış olduğu mealden)

"Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen hakkı inkar ettikleri halde, onlara sevgi besliyor­sunuz. Halbuki onlar, Rabbiniz Allah'a inandığınız için Rasulü ve sizi (yurdunuzdan) kovuyorlar. Eğer siz benim yolumda cihad etmek ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Oysa ben gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa şüphesiz doğru yoldan şaşmış demektir." (60/1)

"Ey iman edenler! sizden olmayanları sırdaş (dost) edinmeyin. Çünkü onlar size kötülük etmekten geri kalmazlar. Size sıkıntı verecek şeylerden hoşlanır­lar. Gerçekten kinleri ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde sakladıkları ise daha büyük­tür. Eğer aklınızı kullanıyorsanız, işte bununla ilgili ayetleri sizin için açıklamış bulunuyoruz." "İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikle­ri halde siz onları seversiniz. Kitabın tamamına inanır­sınız. Onlar ise sizinle karşılaştıkları zaman'iman ettik' derler. Kendi başlarına kalınca da size olan kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki, 'kininizle geberin!' Şüphesiz Allah kalplerin özünde ne varsa hepsini bilir." (3/118-119)

"Onlara şefaat edicilerin şefaati fayda sağla­maz. Onlara ne oluyor ki, uyarı/öğütten yüz çeviriyor­lar? Sanki arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi?!" (47/48-51)

"Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider, imdi biz eğer dileseydik, onu ayetlerimizle yüceltir, üstün kılardık, fakat o hep dünyaya sarıldı ve yalnızca kendi arzu ve heveslerinin peşinden gitti.Bu bakımdan, böyle birinin durumu (kışkırtılan) bir köpeğin durumu gibidir: Öyle ki, onun üzerine korkuta­rak varsan da dilini sarkıtıp hırlar, kendi haline bıraksan da. Bizim ayetlerimizi yalanlamaya kalkan kimselerin hali işte böyledir. Öyleyse bu kıssayı anlat, ki belki derin derin düşünürler." (7/176-177) (M.Esed'in Meali)

"İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka hiçbir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları boşa gitmiştir, halen işlemekte oldukları da zaten batıl­dır." (11/16)

"Rablerini inkar edenlerin durumu (şudur): Onlar'ın amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler, işte bu, (haktan) uzak sapıklığın kendisidir." (14/18) (Suudi Arabistan'da basılan meal)

"Allah'dan başka veliler edinen kimselerin duru­mu, kendisine bir ev edinen örümceğin durumuna benzer: Halbuki evlerin en zayıfı örümceğin evidir." (29/41)

"Onları (münafıkları) gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuştukları vakit sözlerini dinlersin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kütükler gibidir. Her gürül­tüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlar­dan sakının! Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?!" (63/4)

"Allah'a ve Elçisi'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymaya çalışanların büyük kısmı­nın öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri yüzünden büyük kısmının ellerinin ve ayaklarının kesil­mesi, yahut yeryüzünden (tamamıyla) sürülmeleri, yalnızca bir karşılıktan ibarettir: işte bu, onların bu dünyada uğradıkları zillettir. Öteki dünyada ise (daha) korkunç bir azap bekler onları." (5/33) (M. Esed'in Meali)

"Zina eden kadın ve zina eden erkekten her biri­ne yüz deynek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini hususunda sakın o ikisine karşı acıma duygunuz tutmasın..." (24/2)

Quelle:İktibas Dergisi, Ahya Aras, Mart 1998.
 

Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Favori Yazdır E-mail olarak gönder

Kullanıcı Yorumları  
 

Kullanıcıların değerlendirme ortalaması

   (0 Oylama)

 

Görünen 0 yorum 0 yorumdan

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >