Skip to content
Site Araçları
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Şu an buradasınız: Ana Sayfa arrow İslami Mücadele Dosyası arrow İslami Mücadele arrow Düşmanın Silahı
Düşmanın Silahı
 

Görüntüleme : 553

ImageDüşmanın silahıyla silahlanma ifadesinin gayri meşru bir şekilde kullanılamayacağını savunan bir yazı.

İslâm, Müslümanları kâfirlere benzemekten men etmekte­dir. Bu, her Müslüman için genel bir hüküm mahiyetindedir. Giyim kuşamdan başlayarak yemek yeme tarzına, selamlaş­maya, beşerî ilişkilerdeki tavırlara kadar, günlük ve bireysel yaşantıdan toplum düzenini yöneten her çeşit kurallara kadar, İslâmî nasslarla bağlı kalarak yaşamak, Müslümanları bir ba­kıma kâfirlere benzemekten kendiliğinden alıkoyacaktır. Bu hükümlere bağlı kalarak yaşandığında Müslüman, kâfirlere benzemekten ve onlara özenmekten zaten kendiliğinden ko­runmuş olmaktadır.

Öte yandan "düşmanın silahıyla silahlanmak" şeklinde Türkçeye aktarılan bir hadis-i şerif meali var. Demek ki, bu hadis-i şerifin sakladığı anlam, yukarda belirlenmiş olan genel hükümle sınırlıdır. Yani düşmanın silahıyla silahlanmakla be­raber, gene de düşmana benzememek gerekmektedir. Başka şekilde söylersek, Müslümanların "düşmanın silahıyla silah­lanması" onlara benzemeleri anlamına gelmemektedir.

Öyle sanıyorum ki, günümüzde, Müslümanların bir kısmı­nı, düşmanın silahıyla silahlanma hususunda tedirginliğe sevkeden saiklerin başında, acaba düşmanın silahıyla silahlanır­sak onlara benzer miyiz, gibi bir mülahaza bulunmaktadır.

İslâm'ın öngördüğü diğer bir hükmü, daima "orta yol"da bu­lunmak gerektiği yolundaki hükmü hatırlarsak, şimdi değini­len endişenin geçerli ve gerçekçi bir tabana oturmadığını hisse­deriz.

İlkin "düşmanın silah" sözünü, başka hiç bir mecazî anlama çekmeksizin sadece ifade edilen anlama mahsus ve münhasır bir ıstılah olarak anlamak gerektiği kanısındayız. İkinci ola­rak, düşmanın silahıyla silahlanın sözünü, aynı zamanda bu si­lahı İslâm'ın buyrukları çerçevesinde ve İslâmî amaçların ger­çekleşmesi doğrultusunda kullanın şeklinde anlama zorun­luluğu, vardır. Yani hem düşmanın silahıyla silahlanıp hem bu silahı düşmanın telkin ettiği amaçlar doğrultusunda kullanırsak, işte bu noktada, kâfirlere benzememek hususundaki emrin sınırını geçmiş (haddi aşmış) oluruz. Buradaki sınırlamala­ra özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.

Düşmanın silahıyla silahlanırken onlara benzeme endişesi, aslında o kadar basit bir olay değil. Özellikle, düşmanın bu­günkü silahlarını gözönünde tutar da, onların karmaşık bir ta­kım teknik süreçlerin eseri olduğu, bu teknolojinin de yalnızca silah sanayii ile ilgili bulunmayıp bütün bir yaşama tarzına bağlanabileceği gerçeği göz önüne alınırsa, "silahlanın" hük­münü yerine getirmenin ne kadar zor ve görünmeyen tarafları bulunabileceği kabul edilir sanırız. Bununla birlikte bu tür güçlüklerin, bir hükmün yerine getirilmesi hususunda maze­ret sayılmayacağı, hatırlanmalıdır.

Tabii burada, en önemli meselelerden biri, düşmanın silahı­nın ne olduğu hususunda isabetli bir karara varmaktır. Düş­manın sahip olduğu silahlardan hangisini veya hangilerini kullanacağı hususunda doğru bir mütalâaya sahip olunmalı ki, mukabil silahlar ona göre edinilebilsin.

Bir başka husus da şu olabilir: Yukardaki bütün mülahaza­lar taazzuv etmiş bir İslâm toplumu için geçerlidir. Silahlan­manın maksadı, kanımızca, düşmanın silahını etkisiz hale ge­tirmektir. Düşmanın silahını etkisiz hale getirmek için elimiz­deki silahı mutlaka kullanmak zorunda değiliz, ama elimizde silah tutmak kaçınılmaz görünmektedir. Bütün mesele hadleri isabetle tayin edebilme noktasında toplanmaktadır.

Kaynak: Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Rasim Özdenören, S. 59-60.

 

Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Favori Yazdır E-mail olarak gönder

Kullanıcı Yorumları  
 

Kullanıcıların değerlendirme ortalaması

   (0 Oylama)

 

Görünen 0 yorum 0 yorumdan

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >